Enflasyon ve Çeşitleri
Enflasyon nedir ?
Enflasyon, son zamanlarda hepimizin çok fazla karşılaştığı bir kelimedir. Bu kelimeyi gazetelerde, İnternet de, televizyonda hatta arkadaş ortamlarımızda bile duyarız. Berbere gideriz ve berberimizle hepimiz şu şekilde bir diyalog yaşarız: " Enflasyon da aldı başını gidiyor." Ne diyebiliriz ki bunun karşılığında: "evet haklısın abi öyle oldu." Demekten başka. Tam olarak manasını bilmediğimiz bu kelime acaba iyi bir şey mi? Ya da tam tersi kötü bir şey mi? Bunu bilemeyiz, bize faydası mı vardır yoksa zararı mı? Hakikaten nedir bu enflasyon? Nedir bu kadar iç içe olduğumuz bu kelime? Sürekli tahminlerin yürütüldüğü belli bir oranda tutulmaya çalışılan ve bunun için sürekli hesaplamaların yapıldığı bu şey gerçekte tam olarak nedir?
Hadi gelin hep beraber bakalım nedir bu enflasyon. Gerçekten hayatımızı bu kadar etkiliyor mu? Önemli mi acaba bu kadar uğruna insanların tartıştığı bu kelime...
Enflasyon:
Kabaca bir tanımını yapmak gerekirse enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin sürekli artması demektir. Bunların içinde mallar ve hizmetler de vardır. Burada bahsedilen tek bir mal fiyatı üzerindeki artış kesinlikle değildir. Belirli bir mal grubu vardır. Bu mal grubunun fiyatındaki hissedilir bir artıştan söz edilmektedir.
Peki nedir bu hissedilir artış?
Burada gerçekten hissedilirlikten bahsedilmektedir. Enflasyona, belirli bir mal grubunun fiyatındaki artış demiştik. Buradan yola çıkmak gerekirse hissedile-bilirlik daha kolay açıklanabilir.
Bu olayı bir örnekle açıklamak gerekirse; bir ülke düşünelim ve bu ülkede 2018 yılı için enflasyon oranının %5 civarında olduğunu varsayalım. 2019 yılında ise bu enflasyonun %8 civarında bir artış gösterdiğini varsayalım. 2018 yılında 1 TL satın alma gücü 1.05 TL'ye denk gelirken 2019 yılında bu oran 1.08 TL'ye denk gelir.
Burada ne demek istediğimizi şu şekilde açıklayabiliriz. 2019 yılı için TL satın alma gücü yönünden bir değer kaybetmiş diyebiliriz. Yani halk bir ürün satın almak için artık daha fazla para harcamak zorunda kalıyor. Cebinden daha fazla para çıkıyor ve hayat artık eskisine göre daha pahalı bir hale geliyor. Sonuç olarak yaşam standardında bir düşüş meydana geliyor. Çünkü eskisi kadar çok mal satın alamıyor bu da bir refah kaybına sebep oluyor. İnsanlar daha mutsuz hale geliyor.
Peki bu enflasyon neden olur?
Enflasyonun ortaya çıkması talep ve arz faktöründeki dengesizlikten kaynaklanmaktadır.
- Üretilen mal ve hizmetlerin hali hazırdaki talebi karşılayamamasından dolayı yükselebilir.
- Para arzının artmasından dolayı yükselebilir.
- Üretim miktarının azalmasından dolayı yükselebilir
- Üretim kaynaklarının fiyatındaki artıştan kaynaklanabilir. Bu da doğal olarak ürün fiyatını arttırır.
Ve buna benzer daha farklı sebepler sayılabilir.
Enflasyon sadece yükselen bir şey midir?
Tabii ki hayır! Enflasyon sürekli yükselen bir şey değildir. Yükseldiği gibi düşebilir de bu enflasyonun tam tersi bir durumdur. Buna da "Deflasyon" denilmektedir.
Deflasyon nedir peki?
Deflasyon:
Fiyatlar genel düzeyinin belirli bir zaman sürecinde sürekli düşüş göstermesine verilen addır. O zaman deflasyon iyi bir durum gibi görülebilir, ne dedik fiyatlar genel seviyesinde düşüş olur dedik. Bu ilk bakışta iyi bir durum gibi gelebilir fakat bu durum oldukça zararlı bir durumdur.
Deflasyon durumundaki bir ekonomide ürün fiyatlarında düşüş gerçekleşir. Bu ilk adımda sanki ürün fiyatı düşünce satın alımında bir artış gerçekleşeceği izlenimi yaratabilir fakat öyle değildir. Ürün fiyatları düşerken satın alma talebi de düşüş gösterir.
Mal ve hizmet talebinin düşmesi piyasaları bir çıkmaza sokmaktadır. Piyasada mal vardır ama talep yoktur. Bu da mal üretimini durdurur. Firmalar talep olmadığı için üretim yapmak istemezler. Böyle bir durumda piyasa tamamen durma noktasına gelir ve bu piyasada bulunan firmalar birer birer batmaya başlarlar.
Bunun sonucu olarak da işsizlik oranı büyük ölçüde artmış olur. Çünkü bu firmalarda çalışanlar firmaların batmasıyla işlerini kaybetmişlerdir.
Deflasyon döneminde, enflasyon dönemine göre alım gücü artmış oldu fakat işsizlik oranı arttığı için ve buna bağlı olarak iş bulmak da çok güç bir duruma geldiği için elimizde para olsa bile bize pek bir faydası olamadı.
Peki bu deflasyonun nedenleri nelerdir?
- Piyasadaki kimselerin tasarruflarını olağan tasarruflarından daha fazla bir şekilde arttırması önemli bir nedendir.
- Piyasaya olan güvenin azalması bir diğer etkendir.
- Başka bir etken ise üretimin ihtiyaç duyulandan fazla olmasıdır.
Görmüş olduğumuz gibi fiyatlar genel seviyesinin de sürekli düşüş göstermesi piyasalar için iyi bir durum değildir.
Gelişmiş ülkelerde enflasyon oranın %2 veya %3 civarında olması istenir çünkü bu oranlarda hem halkın alım gücü yeterlidir hem de firmalar üretim yapmaya isteklidir.
Enflasyon, son zamanlarda hepimizin çok fazla karşılaştığı bir kelimedir. Bu kelimeyi gazetelerde, İnternet de, televizyonda hatta arkadaş ortamlarımızda bile duyarız. Berbere gideriz ve berberimizle hepimiz şu şekilde bir diyalog yaşarız: " Enflasyon da aldı başını gidiyor." Ne diyebiliriz ki bunun karşılığında: "evet haklısın abi öyle oldu." Demekten başka. Tam olarak manasını bilmediğimiz bu kelime acaba iyi bir şey mi? Ya da tam tersi kötü bir şey mi? Bunu bilemeyiz, bize faydası mı vardır yoksa zararı mı? Hakikaten nedir bu enflasyon? Nedir bu kadar iç içe olduğumuz bu kelime? Sürekli tahminlerin yürütüldüğü belli bir oranda tutulmaya çalışılan ve bunun için sürekli hesaplamaların yapıldığı bu şey gerçekte tam olarak nedir?
Hadi gelin hep beraber bakalım nedir bu enflasyon. Gerçekten hayatımızı bu kadar etkiliyor mu? Önemli mi acaba bu kadar uğruna insanların tartıştığı bu kelime...
Enflasyon:
Kabaca bir tanımını yapmak gerekirse enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin sürekli artması demektir. Bunların içinde mallar ve hizmetler de vardır. Burada bahsedilen tek bir mal fiyatı üzerindeki artış kesinlikle değildir. Belirli bir mal grubu vardır. Bu mal grubunun fiyatındaki hissedilir bir artıştan söz edilmektedir.
Peki nedir bu hissedilir artış?
Burada gerçekten hissedilirlikten bahsedilmektedir. Enflasyona, belirli bir mal grubunun fiyatındaki artış demiştik. Buradan yola çıkmak gerekirse hissedile-bilirlik daha kolay açıklanabilir.
Bu olayı bir örnekle açıklamak gerekirse; bir ülke düşünelim ve bu ülkede 2018 yılı için enflasyon oranının %5 civarında olduğunu varsayalım. 2019 yılında ise bu enflasyonun %8 civarında bir artış gösterdiğini varsayalım. 2018 yılında 1 TL satın alma gücü 1.05 TL'ye denk gelirken 2019 yılında bu oran 1.08 TL'ye denk gelir.
Burada ne demek istediğimizi şu şekilde açıklayabiliriz. 2019 yılı için TL satın alma gücü yönünden bir değer kaybetmiş diyebiliriz. Yani halk bir ürün satın almak için artık daha fazla para harcamak zorunda kalıyor. Cebinden daha fazla para çıkıyor ve hayat artık eskisine göre daha pahalı bir hale geliyor. Sonuç olarak yaşam standardında bir düşüş meydana geliyor. Çünkü eskisi kadar çok mal satın alamıyor bu da bir refah kaybına sebep oluyor. İnsanlar daha mutsuz hale geliyor.
Peki bu enflasyon neden olur?
Enflasyonun ortaya çıkması talep ve arz faktöründeki dengesizlikten kaynaklanmaktadır.
- Üretilen mal ve hizmetlerin hali hazırdaki talebi karşılayamamasından dolayı yükselebilir.
- Para arzının artmasından dolayı yükselebilir.
- Üretim miktarının azalmasından dolayı yükselebilir
- Üretim kaynaklarının fiyatındaki artıştan kaynaklanabilir. Bu da doğal olarak ürün fiyatını arttırır.
Ve buna benzer daha farklı sebepler sayılabilir.
Enflasyon sadece yükselen bir şey midir?
Tabii ki hayır! Enflasyon sürekli yükselen bir şey değildir. Yükseldiği gibi düşebilir de bu enflasyonun tam tersi bir durumdur. Buna da "Deflasyon" denilmektedir.
Deflasyon nedir peki?
Deflasyon:
Fiyatlar genel düzeyinin belirli bir zaman sürecinde sürekli düşüş göstermesine verilen addır. O zaman deflasyon iyi bir durum gibi görülebilir, ne dedik fiyatlar genel seviyesinde düşüş olur dedik. Bu ilk bakışta iyi bir durum gibi gelebilir fakat bu durum oldukça zararlı bir durumdur.
Deflasyon durumundaki bir ekonomide ürün fiyatlarında düşüş gerçekleşir. Bu ilk adımda sanki ürün fiyatı düşünce satın alımında bir artış gerçekleşeceği izlenimi yaratabilir fakat öyle değildir. Ürün fiyatları düşerken satın alma talebi de düşüş gösterir.
Mal ve hizmet talebinin düşmesi piyasaları bir çıkmaza sokmaktadır. Piyasada mal vardır ama talep yoktur. Bu da mal üretimini durdurur. Firmalar talep olmadığı için üretim yapmak istemezler. Böyle bir durumda piyasa tamamen durma noktasına gelir ve bu piyasada bulunan firmalar birer birer batmaya başlarlar.
Bunun sonucu olarak da işsizlik oranı büyük ölçüde artmış olur. Çünkü bu firmalarda çalışanlar firmaların batmasıyla işlerini kaybetmişlerdir.
Deflasyon döneminde, enflasyon dönemine göre alım gücü artmış oldu fakat işsizlik oranı arttığı için ve buna bağlı olarak iş bulmak da çok güç bir duruma geldiği için elimizde para olsa bile bize pek bir faydası olamadı.
Peki bu deflasyonun nedenleri nelerdir?
- Piyasadaki kimselerin tasarruflarını olağan tasarruflarından daha fazla bir şekilde arttırması önemli bir nedendir.
- Piyasaya olan güvenin azalması bir diğer etkendir.
- Başka bir etken ise üretimin ihtiyaç duyulandan fazla olmasıdır.
Görmüş olduğumuz gibi fiyatlar genel seviyesinin de sürekli düşüş göstermesi piyasalar için iyi bir durum değildir.
Gelişmiş ülkelerde enflasyon oranın %2 veya %3 civarında olması istenir çünkü bu oranlarda hem halkın alım gücü yeterlidir hem de firmalar üretim yapmaya isteklidir.
Yorumlar
Yorum Gönder